2015 Verimlilik Temalı Fikir ve Kısa Film Yarışması Ödülleri Sahiplerini Buldu

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Verimlilik Genel Müdürlüğü’nce düzenlenen 2015 Verimlilik Haftası etkinlikleri çerçevesinde verilen 2015 Verimlilik Temalı Fikir ve Kısa Film Yarışmasını kazananlara ödülleri 28 Nisan 2015 tarihinde Ankara ATO Congresium’da düzenlenen bir törenle verildi.

Törenin açılış konuşmasını yapan Verimlilik Genel Müdürü Anıl Yılmaz, “Daha verimli olmanın iyi bir şey olduğuna hiç birimizin itirazı yoktur değil mi? Verimlilik kelimesini gündelik konuşmalarımızda sıklıkla kullanırız. Ancak bunun için ne yapıyoruz? Yani her işimizde ve her alanda, daha verimli olmayı hayata geçirebiliyor muyuz? Daha iyisi yapılabilir mi?” sorularını yönelterek başladığı değerlendirmesinde; verimlilik haftasını, hayatın her alanında “nasıl daha verimli olabiliriz arayışını canlı tutmak için düzenlediklerini söyledi.

Bu kapsamda verimliliğin ön plana çıkarılacağı etkinliklerin birçok ilde bir hafta boyunca devam edeceğini hatırlatan Yılmaz, şunları söyledi:

“Dün sanayicilerimiz, kamu ve özel sektör yöneticilerimiz, firmalarımız, akademisyenlerimiz buradaydı. Bugün ise geleceğin sanayicileri, geleceğin yöneticileri, bilim insanları, sanatçıları yani sizler buradasınız. İnanıyoruz ki; sizlerin verimlilik bilincine sahip çıkmanız, gelecekte daha güçlü bir ülke olmamız ve sizden sonraki nesillerin de daha iyi şartlarda yaşayacağı bir ülke bırakmamız için şarttır.”

ANIL YILMAZ: 150 ETKİNLİĞİN BÜYÜK KISMI GENÇLERE YÖNELİK

Ortaokul ve lise öğrencilerine yönelik “Fikir ve Kısa Film Yarışması”nı verimlilik ve sürdürülebilirlik açısından önemli olduğunun altını çizen Yılmaz, söz konusu yarışmanın, Eğitimde ve Öğretimde Verimlilik ve Yenilik, Zamanı Verimli Kullanmak, Bilişim Teknolojileri ve İnternetin Verimlilik Amaçlı Kullanımı, Enerjinin Verimli Kullanımı, Çevre Bilinci, Doğa Sevgisi,  Günlük Yaşamda Engelli Ortamların İyileştirilmesi,  Bilinçli Tüketici Olmak, İsrafın Önlenmesi ve Tüketici Hakları konularında düzenlendiğini söyledi.

Dereceye girsin veya girmesin tüm katılımcıları kutlayan ve emeklerinden dolayı teşekkür eden Yılmaz, şöyle devam etti:

“Ödül töreninin ardından ve hafta boyunca çeşitli etkinlikler planladık. Kişisel gelişim konusunda çok ilginizi çekeceğini düşündüğümüz bir konuşmacımız var. Bir kişisel gelişim yöntemi olan “Optimum Denge Modeli” ile nasıl daha verimli olunabileceğini göreceğiz. Öğleden sonra çok farklı bir konuya geçeceğiz. 2015 yılının UNESCO - Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü tarafından Dünya Işık yılı ilan edilmesi sebebiyle ışık ve ışın teknolojileri konusunda bir sunum olacak. Yarın, lise öğrencilerinin katılabileceği Organize Sanayi Bölgesi ve Teknopark gezileri düzenliyoruz. Ve 60 ilde gerçekleştirilecek etkinliklerin büyük bir kısmı da gençlerimize yönelik olacak.”

KARAOSMANOĞLU: MİLLETİMİZİ ONURLANDIRAN GURUR TABLOSU

Verimlilik Genel Müdürü Anıl Yılmaz’ın ardından söz alan Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Yunus Emre Karaosmanoğlu, bir gün önce düzenlenen 2015 yılı Verimlilik Proje ödüllerini hatırlatarak, “25 işletmemizin ödül aldığı tören göğsümüzü kabartan tabloydu doğrusu. Ancak bu tablo sadece bir sonuç… Milletimizi onurlandıran gurur tablolarının artması için sizin gibi başarılı gençlerin her açıdan daha çok desteklenmesi; verimlilik bilincinin 7’den 70’e bütün yaş gruplarına ve bütün toplum kesimlerine en güzel şekilde benimsetilmesi gerekmektedir. Bu vesileyle ben, konuşmamda verimliliğin özellikle bu yönüne temas etmek istiyorum” diye konuştu.

Dünya nüfusu hızla artarken, kaynaklar aynı hızla tükendiğini, küresel ısınma, iklim değişikliği ve tüketim çılgınlığı başta olmak üzere, çeşitli nedenlerle dünya her geçen gün daha sorunlu bir hal aldığını kaydeden Karaosmanoğlu, şunları söyledi:

“Bu olumsuz tablo, sahip olduğumuz kaynakları etkin ve verimli kullanmanın önemini her geçen gün daha da artırıyor. Daha az tüketerek, çevreyi daha az kirleterek daha çok üretmek ve daha rahat bir yaşam sürmek, insanlığın öncelikli hedefi haline geliyor. Artık her şey daha verimli bir hayat için… Bu bağlamda verimliliği “girdi/çıktı” denklemine indirgemek; onu sadece tasarrufla, daha çok çalışmakla, üretimi artırmakla ya da daha çok kâr etmekle bağlantılı görmek doğru değildir. Verimlilik tüm bunları da kapsayan, ancak hayatımızın her anına nüfuz eden bir kavramdır. Bu bakış açısı milletimizin yaşam tarzı haline geldiği gün, sorunu büyük oranda çözmüşüz demektir.”

“EN ÖNEMLİ ÜRETİM FAKTÖRÜ BEŞERİ SERMAYEDİR”

İnsan yaşamının sürdürülebilmesi için gerekli olan çeşitli mal ve hizmetlerden çok küçük bir kısmının doğada veya çevrede hazır bir biçimde bulunduğunu, ihtiyaçlarımızı giderecek mal ve hizmetlerin hemen hemen tümünün, insan emeği yani işgücü ve sermaye gibi faktörlerin doğal kaynaklara, uygulanması sonucu elde edildiğini belirten Karaosmanloğlu, şöyle devam etti:

“İşte doğal kaynaklara sermaye ve insan emeği uygulanması işlemine "üretim" adı verilir. Örneğin, ağaç bir doğal kaynaktır, tek başına veya olduğu gibi, insan ihtiyacını karşılayamaz. Ancak insan emeği ağacı bazı makina ve yardımcı maddelerle işleyerek insan ihtiyacını gideren masa, dolap, kapı ve benzeri gibi mamuller biçimine dönüştürülebilir. Benzer şekilde toprak da bir doğal kaynaktır. Tek başına insanları doyuracak buğdayı veremez. Buğdayın elde edilmesi için toprak yanında insan emeğine, tohuma, çeşitli ilaçlara ve toprağı sürüp eken makinalara ihtiyaç vardır. İşte bu öğelere "üretim faktörleri " adı verilir. İnsan emeği yani işgücü, sermaye, hammadde, malzeme, enerji ve bilgi en önemli üretim faktörlerindendir. Ancak üretim araçlarını kullanan, teknolojiyi bulan, üreten, uygulayan esas belirleyici unsur insandır. Bir ülke ekonomisinin verimlilik ve rekabet düzeyi, “beşerî sermaye” de denilen insan kaynağının yetkinliği ile doğrudan ilişkilidir. İnsan kaynağının eğitim düzeyinin yükseltilmesi, kişisel, kurumsal ve millî verimliliği artırmanın temel yoludur. Bu nedenle gençlerimizin içindeki cevheri ortaya çıkarıp ülke kalkınmasına kanalize etmek öncelikli hedeflerimiz arasındadır. Zira küresel rekabet ortamında en çok ihtiyaç duyulan şey yenilikçi fikirlerdir. Yenilikçi fikirlerin kaynağı ise genç beyinlerdir. Yani sizlersiniz. Yeni teknolojileri siz üretecek, yeni ürün ve üretim yöntemlerini siz geliştireceksiniz. Ve sizlerin en iyi şekilde yetişmeniz, araştırma – geliştirme ve yenilik çalışmalarınızı en modern ortamlarda aralıksız sürdürebilmeniz ve küresel rakiplerinizle baş edebilmeniz için gerekli ortamın oluşturulması da bizlerin en önemli görevlerinden biridir.”

VERİMLİLİK VE SOSYAL SORUMLULUK

Verimliliğin “sosyal sorumluluk” boyutuna da dikkati çeken Karaosmanoğlu, “Sosyal sorumluluk; “birey ve yönetimlerin, içinde yaşadıkları toplumun yaşam kalitesini iyileştirmek ve sürdürülebilir bir dünya için ekonomik, çevresel, kültürel ve sosyal gelişmeye destek verme sorumluluğu” olarak tanımlanabilir” dedi.

Karaosmanoğlu, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Refah düzeyini artırmak isteyen toplumlar, sınırlı ve kıt kaynaklarını en akılcı biçimde kullanmayı yaşam tarzı haline getirmek ve “verimli toplum” olmak için gerekli bazı kriterlere uymak zorundadırlar: 1) Sahip olduğumuz kaynakları tanımak ve onlardan en iyi şekilde nasıl yararlanabileceğimizi bilmek. 2) Üretken olmak, ürün ve yaşam kalitesini gözetmek; 3) Zamanın en temel ve en önemli kaynak olduğunun bilincinde olmak, zamanı doğru kullanmak. 4) Sosyal sorumluluk sahibi olmak ve etik davranmak; 5)İnsan kaynağının geliştirilmesine önem vermek, yenilik ve gelişmelere açık olmak; 6) Sürdürülebilirliği dikkate alarak çevreye duyarlı olmak…”

“VERİMLİLİK KÜLTÜRÜ İÇİN VERİMLİLİK BİLİNCİ ŞART”

Verimlilik bilincinin çocuklar ve gençler tarafından tam olarak benimsenmesi için okul-aile işbirliği şart olduğunun altını çizen Karaosmanoğlu, şöyle devam etti:

“Küçük yaşlardan itibaren çocuklarımıza verimliliğin önemi anlatılmalı, anaokulundan üniversiteye kadar her eğitim-öğretim kademesinde bu konu yaş gruplarının idrakine uygun şekilde ele alınmalıdır. İlk eğitim alanı ve alışkanlık edinme ortamı ailedir. Küçük yaşlardan itibaren edinilen alışkanlıklar, bireylerin sonraki davranış biçimlerinde belirleyici olmaktadır. Bakanlık olarak kamu-üniversite-sanayi işbirliğine büyük önem vermemizin temel nedeni de budur. Verimliliğin bir hayat tarzı, bir yaşayan kültür haline gelebilmesi için örgün eğitim elbette yeterli değildir; bu noktada medyaya da önemli sorumluluklar düşmektedir.

Verimlilik kültürü, verimlilik ilkelerine göre düşünüp davranmak demektir. Bu kapsamda verimliliğin sadece işletmelere, üretime yönelik bir kavram olarak değil, hayatın tüm alanlarında geçerliliği olan bir kavram olarak algılanması gerekmektedir. Verimlilik kültürünün oluşturulabilmesi için öncelikle verimlilik bilincinin oluşturulması, yaygınlaştırılması ve bunun bir yaşam biçimine dönüştürülerek sürekliliğinin sağlanması gerekmektedir. Verimlilik ancak öğrenme yoluyla kültür haline gelebileceğine göre, bu konuda en önemli görev öğretim kurumlarına düşmektedir.”

SPOR VE SANATIN VERİMLİLİKTEKİ ROLÜ VE ÖNEMİ

Bu nedenle üretim faaliyetleri kadar “bilinçli tüketimin” de önemli olduğunu belirten Karaosmanoğlu, konuşmasının son bölümünde spor ve sanatın verimliliğe olan etkisine değindi. Karaosmanoğlu, bu konuda da şunları söyledi:

“Sanat ve sporun verimliliğe etkileri konusunda da birkaç cümle sarf ederek konuşmamı noktalamak istiyorum. Sanat en genel anlamıyla, “yaratıcılığın ve hayal gücünün ifadesi” olarak anlaşılır. Sanatsal etkinliklere izleyici ya da uygulayıcı olarak katılım, bireyleri entelektüel ve duygusal olarak daha gelişkin kılar; daha verimli olmalarını sağlar. Gelişkin ve yaratıcı insan daha üretken olur.

Ve tabii ki, spor… Sağlıklı yaşamın ayrılmaz bir parçası olan spor, gerek üretim faaliyetlerimizi ve gerekse günlük yaşantımızı olumlu yönde etkiler. Düzenli egzersizlerle fizikî kondisyonu yükselen sağlıklı insanların çalışma performansı ve hastalıklara direnci yüksek olur. Spor yapanlar, işlerine kolay adapte olurlar; dışa dönük, sosyal ve mutludurlar. Çalışanlar arasındaki iletişimi güçlendiren ve ekip ruhunu geliştiren spor, işyerine bağlılığı ve sadakati artırır, iş tatmini ve yüksek motivasyon sağlar.”

Konuşmasının sonunda Verimlilik Temalı Fikir ve Kısa Film Yarışmasına katılan tüm öğrencileri tebrik eden Müsteşar Yardımcısı Karaosmanoğlu, “Ödül almış olsun, ya da olmasın, bu yarışmaya fikirleriyle ve eserleriyle katılan bütün gençlerimizi tebrik ediyorum. Ödül kazananların da ülkemizdeki tüm gençleri temsil ettiklerine inanıyorum. Aldığınız ödüllerin, verimlilik bilincinin yaygınlaşmasına önemli katkılar sağlayacağını inanıyorum” diye konuştu.

VERİMLİLİK TEMALI FİKİR VE KISA FİLM YARIŞMASI

Konuşmaların ardından ödül törenine geçildi. Verimlilik Temalı Fikir ve Kısa Film Yarışması’nda ödül alanlar ve eserleri şu isimlerden oluştu:

ORTAOKUL KATEGORİSİ

1. lik Ödülü: Aliyar Polat İSTANBUL Türkan Sabancı Ortaokulu 7.Sınıf

"Arkadaş İstiyorum"

2.lik Ödülü: Süleyman Enes AKIN NEVŞEHİR Kardelen Koleji 6.Sınıf

"Çekirdek Kutusu"

3.lük Ödülü: Şehri Sude KAHRAMAN NİĞDE Akşemseddin Bilim ve Sanat Merkezi 6. Sınıf

"QR LAB (Akıllı Laboratuvarım)"

LİSE KATEGORİSİ

1. lik Ödülü: Onur BAYRAM İZMİR Cengiz Aytmatov Sosyal Bilimler Lisesi 11. Sınıf

"Termik Santralden Doğa Dostu Enerjiye"

2. lik Ödülü: Hogır AYKUT MERSİN Kazanlı APV Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi 11. Sınıf

"Kesintisiz Alternatif Enerji"

2. lik Ödülü: Haydar Emre KURTULUŞ MERSİN Kazanlı APV Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi 11. Sınıf

"Çoklu Zeka Kuramıyla Kulüp Seçimi"

3. lük Ödülü: Fatih UÇAR İSTANBUL Kartal Anadolu İmam Hatip Lisesi 9. Sınıf

"Görme Engelliler İçin Akıllı Kentlerde Kullanılacak Akıllı Cihaz Tasarımı ve Geliştirilmesi"

KISA FİLM KATEGORİSİ

1. lik Ödülü: Görkem EREM İSTANBUL Atilla Uras Anadolu Lisesi 10. Sınıf

"Maksimum Akıl, Minimum Efor"

2. lik Ödülü: Tuçe DÜDÜKÇÜ GİRESUN Gökçeali Emir Yücel Ortaokulu 7. Sınıf

"Zaman Kumsalı"

3. lük Ödülü: Ahmet Kerem BAHÇECİ İSTANBUL Özel Esenyurt Gökkuşağı Ortaokulu 7. Sınıf

"Hayallerimizi Yıkmayın"